Katil koca eşini öldürdü savunması ise “kaza oldu”

Fatih’te eşi Fatma Narman’ı öldürdüğü iddiasıyla, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Yalçın Narman, olayın kaza olduğunu ileri sürdü. Yalçın Narman ile gönül ilişkisi olduğu iddia edilen Ayşe G., tanık olarak alınan ifadesinde, Yalçın Narman’a gönderdiği “Aşkım” mesajıyla ilgili, “Arkadaşlarıma da aşkım diye hitap edebiliyorum, ona da söylemiş olabilirim” dedi.

24 Nisan 2022 tarihinde, evinde sırtüstü çıplak halde bulunan Fatma Narman’ın, silahla vurularak öldürüldüğü tespit edilmişti.

Soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, Fatma Narman’ın kocası Yalçın Narman’ın kendisine ait dükkânda çalışan Ayşe G. mesajlaşmalarından, aralarında ilişki olduğu, bu nedenle evliliğine son vermek istediği değerlendirmesi yapıldı.

İddianamede, olay yerinde dört mermi çekirdeği bulunmasına rağmen, Fatma Narman’ın vücudunda iki adet ateşli silah yarası olduğu, yaralanmaların da bitişik ateş mesafesinde olmaması nedeniyle bir başkası tarafından, kasten öldürüldüğü belirtildi.

Yalçın Narman’ın olay sonrası 112 ihbar hattını aradığı, Bahattin Narman’ın çocukları araç içine alıp bekleyerek ağabeyinin eşini öldürmesine yardım ettiği bildirildi.

“KUMA GETİRSİN KIZIM YUVANI BOZMA”

Yalçın Narman’ın “Eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, Bahattin Narman’ın ise “Kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

İlk duruşmada ifade veren Fatma Narman’ın annesi Şekra Genç, “O gün kızım beni aradı, “Kocam benim üzerime kuma getiriyor, yeniden evleniyor” dedi. Ben de kuma getirsin kızım, yuvanı bozma dedim. 6 aylık çocuğu varken kızımı öldürdü” şeklinde ifade verdi.

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, Yalçın Narman’ın kardeşi Bahattin Narman ile Fatma Narman’ın ailesi katıldı.

“OLAY KAZADIR”

Önceki celse susma hakkını kullanan sanık Yalçın Narman, savunma yaptı.

Eşinin ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Yalçın Narman, “Olay tamamen kazadır. Gayet mutluyduk. Eşimin ailesiyle daha önce kavgamız falan olmadı. Onu öldürmemi gerektirecek herhangi bir sebep yoktu. Olayın şokuyla hiçbir şey anlatamadım.

Olay günü saat 11.30 sıralarında kardeşim Bahattin ile beraber evden ayrıldık. Birtakım işlerimiz vardı, daha sonra eşimin beni iki kez aradığını fark ettim. İftara gidecektik, arayıp, ‘Sizi almaya geliyorum’ dedim. Evde hazırlandığını ve beni beklediğini düşünüyordum, yukarı gelmemi istedi. Arabayı çalışır vaziyette bırakıp yukarı çıktım.

Elimdeki market poşetleriyle içeri geçtim, sonra da üzerimi değiştirmek için yatak odasına gittim. Eşimi ve bir sürü eşyayı görünce neden bu kadar çok eşya aldığını sordum. O da bana, “Sana mı soracağım” dedi. İlk defa onu bu kadar sinirli görmüştüm. O sırada benim sürekli evde bulundurduğum silahı, çekmeceyi açarak buldu.

Bana ‘Ya seni ya kendimi öldüreceğim’ dedi. Bunu söylerken silah patladı. Çocuklar da salonda çığlık attı. Sakinleştirmeye çalıştım. Silahı elinden almaya çalışırken, bu kez ikinci kez ateş aldı, bacağına isabet etti. Boğuşma devam ederken namludan tuttum, silah yine ateş aldı. Eşim yere yığıldı, hemen ambulansı aradım” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir