Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde meydana gelen ve üçü çocuk yedi işçinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin davanın ikinci celsesi bugün Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde gerçekleştiriliyor. İlk duruşması dört gün süren davada, mahkemenin “sanık ve müşteki sayısının fazlalığı” nedeniyle yargılamayı Kandıra’ya taşıması, mağdur ailelerin tepkisine yol açmıştı. Aileler ve avukatların duruşmaların Gebze Adliyesi’nde yapılması talebi ise mahkeme başkanı tarafından reddedilmişti.
Üç gün sürmesi planlanan bu kritik duruşma öncesinde, Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ) üyesi avukat Kerim Bütün, duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Bütün, ilk duruşmada fabrika sahipleri ve diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini hatırlatarak, patronların kaçmasına yardımcı olduğu iddia edilen bir kişinin tahliye edildiğini dile getirdi.
Bütün, dosyadaki delillerin ışığında fabrika sahiplerinin “olası kastla öldürme” suçundan yargılanmaları gerektiğini vurguladı. “Bu, adaletin ve hukukun gereğidir” diyen Bütün, sorumluluğu olduğu düşünülen Ali Osman Akat ile ilgili dikkat çekici açıklamalar yaptı. Akat’ın sorumluluktan kaçmaya çalıştığını ileri süren Bütün, “’Ben büyük balinayım’ diyerek acılı ailelerle alay eden, Süleyman Soylu ile çekilmiş fotoğrafına güvenen Akat da bu ölümlerden sorumludur” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, kanser hastalarının da aralarında bulunduğu mağdur yakınlarının, duruşmaların Kandıra’da yapılması nedeniyle ulaşım ve iletişimde büyük zorluklar yaşadığını aktaran Bütün, ikinci duruşmanın da yine Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde gerçekleştirileceğini belirtti. Karara itirazlarını yeniden sunacaklarını ifade eden Bütün, kamuoyuna çağrıda bulunarak, herkesi duruşmaya katılmaya ve ailelerin adalet mücadelesine destek vermeye davet etti.
